Popüler Yazılar

Emeklerin Ödüle Dönüştüğü Ekin Pazarı

Bir yıl öncesi yani bizim eski insanlarımızın tabiri ile bıldır; binbir emekle sürülen , nasırlı ellerin bele bağlanmış küçük torbalarından nasipleri yoklarcasına avuçlara alınıp, birkaç sene önce nadasa bırakılıp bekletilen, Aşık Veysel’in sadık yâri kara toprağa saçılır. Bir çocuk gibi ilgi isteyen, insanın muhtevasını oluşturan, aslında bizden biri ve bize hiç küsmeyen ,bire en az dört veren memleketimin toprakları .. Koca bir kış mevsiminin bembeyaz karları altında bir müddet bekledikten sonra yeşillenmeyi bekleyen umut taneleri. Köy kahvelerinde tedbiri alıp takdiri Yüce Mevla’ya bırakan baharı binbir hevesle bekleyen, gönülleri bir bardak sıcak çay ile ısıtmaya çalışan babalar..
Bir ressamın tablolarını sergilediği o gururlu edasıyla baharın gelmesiyle en güzel renge bürünen toprağın kahve tonlarından cennet rengi yeşile dönüşmesi. Ve umutların yeşerdiği o an bir başka keyif alır hayat köylerimizin insanlarında. Yeterince yağmur alması , gelebilecek bütün afetlerin defedilmesi için yapılan dualar birbirini takip eder. O kadar masumdur ki o beklentiler. Ailesinin rızkını kazanırken aslında ibadetine bir ibadet daha kattığını bilmeden masumane duran hayatın her bir dönemine ait çizikleri ile dolu, nurlu yüzleri yaz mevsimi ile gelen harman vaktinin o kızgın güneşine hazırdır artık babaların..
Şimdi teknoloji ürünleri nerde? Dönertaş Meydanında önceden hazırlanmış, bileylenmiş tırpan ve oraklarla tarlalar biçilirdi. Sabah namazları kılınır ,güneş daha doğmadan yürürdü naylon ve lastik ayakkabılar, sırtlarda en saf ellerle hazırlanmış azıklar ile..
Civar köylerden karşılıklı yardımlaşmalar olur, başka memleketlerden kopup gelen, yevmiyeli insanlar eşlik ederdi onlara. Kızgın güneşin altında, o kavurucu sıcağında, alınacak mahsül gelecek olması serinletirdi havayı. Ve laflar, konular birbirini takip eder, hatıralar anlatılır ,çömlek testilerden buz gibi sular diklenirdi ağızlara.


Öğle yemekleri gelirdi evlerden annelerimiz ile çocuklarında ellerinde gücü yettiğince yardımı ile. Bir ağacın altına sofra bezleri serilir, büyük bir iştahla yenilirdi yemekler.
Deste deste bestelenen yığınlar herbiri bir türkü gibi sarı sarı tarlalarda boy gösterir, sonra traktörlerin römorklarına konulur, köylerde ki meydanlara kurulmuş patozların yanına getirilir ,mahsül alınırdı. Patozlardan önce öküzler ve atlarla çekilen düvenleri de hatırlarım. Ne emekler ile gelirdi buğdayı ,arpası eski ekin pazarına..
Bir kısmı ekin pazarına, bir kısmı un olması için civarda ki eski değirmenlere, bir kısmı nakite dönüşmesi için ekin pazarının yolunu tutardı zahmetle elde edilen taneler..
Hafta başlarında köye gelen kamyonlarla şehre taşınan birkaç ölçek buğday akşama şehirden mutasyona uğramış şekilde köye şeker, sıvı yağ, sebze ,meyve olarak dönerdi. Ha birde çocukların ağızlarını tatlandıran rengarenk şekerlere..
Bir buğday tanesi bin umut olur, emekler eski ekin pazarına gelir, ödüle dönüşürdü.
FATİH SÜTCÜ

yorumlar

Emeklerin Ödüle Dönüştüğü Ekin Pazarı için henüz yorum yapılmamış! İlk yorumu sen yapabilirsin.


Menüyü Kapat
Menü