Merzifon Hırka Köyü

  • admin

Merzifon da en güzel insanın yattığı (Ukkase Sultan) peygamber mührü nu gören öpen yüz süren
Danişmentliler in devamı aile nin yaşadığı
Kara Mustafa Paşa nin Cılbak Şah i nin sınırlarını belirlediği güzel köyümüz.

Hırka Köyü Amasya’nın

Merzifon ilçes   n Kuzey’inde yer alır. Merzifon’a 3 km uzaklıktadır. Doğusunda Makaslı Göleti, batısında Paşa Göleti köye ayrı bir güzellik ve değer katar. Köy halkı genellikle hayvancılık ve çiftçilikle geçinir. Köyün Kuzey tarafında Dağlıca ve Bebek yaylaları vardır.
Köyün aşağılarında, Boya Değrmeni denilen yerin üst taraflarında, Leblebi Ağacının bulunduğu yerlerde daha önce Yan Şehri diye bir yerleşim yeri varmış. Yan Şehri’nin mezarlığının ise Bayır Bağı’nın üstündeki ekilmeyen yerler olduğu söyleniyor. Leblebi ağacının (leblebi şeklinde meyve verdiği için köy halkı darafından leblebi ağacı diye adlandırılmıştır.) etrafındaki tarlaları sürerken su kanalları ve ev temelleri çıkmaktadır. Yine Paşa Göletinin aşağısında Hıdırlık tepesinin aşağılarında, insanların küpün içine konularak gönüldüğü zamanlardan kalma eski mezarlık yeri daha tespit edilmiştir.
Köyümüzün girişinde türbesi bulunan Hükkaşe Sultan Peygamberimizin Peygamberlik Mühürünü gören Zattır. Fuzuli bu konuyu “SAADETE ERENLERİN KERBELA ŞEHİTLERİNİN BAHÇESİ” adlı kitabında ayrıntılı olarak anlatır. Hükkaşe Sultan Köyün kuruluşundan çok önce Türbesinin olduğu yere gelir ve hırkasını bırakır. O tarihten sonra o mevkinin adı Hırka olarak bilinir ve bu mevkide kurluan Köy, Hırka Köyü adını alır. Merzifon’un birçok köyünün adı değiştiği halde, Hırka Köyü’nün adı tarihi olduğu için değişmemiştir.
Anadolunun Türkleşmesi ve bu günkü kimliğni alması Ahmet Yesevi ve onun Anadoluya gönderdiği 360 alperenleri sayesinde olmuştur. Ahmet Yesevi’nin halifesi, dervişi ve alpereni olan Muhammet Danişment, Horasan’da Ahmet Yesevi’nin açtığı okulda ders vermiştir (şimdiki deyimle eğitim görevlisi).
Köye ilk gelip yerleşen, “Kasım Milleti” diye bilinen soyadı “Ocak” olanlardır. Ocak’lar, Malazgirt zaferinden sonra Anadoluda ilk Türk Beyliğini kuran Danişmentliler’ in soyundandır. Danişmentliler, Beylikleri zamanında Merzifon ovasında haçlıları bozguna uğratmışlardır. Merzifon’u iyi bilen Danişmentli’lerden Cılbak Şah (o zamanlar halen Şah kelimesini kullanmak-söylemek yasak olduğu için kayıtlarda Cılbak Şıh diye geçer), Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Yahyalı Köyü’nden 1675-1682 tarihleri arasında Hırka Köyü’ne gelmiş ve yerleşmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda Vezir olarak görev yapan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kasım Milletinden Cılbak Şah’a buraya yerleşmesi halinde istediği toprakları üzerine tapu edeceğini söylemiş ve Cılbak Şah’ın kara sabanla çizdiği yerlerin tapusunu vermiştir. Bu yerler bu günkü Hırka Köyü’nün sınırlarını içerir. Bilindiği gibi Hırka Köyü, bir ucu Vezirköprü’ye dayanan oldukça büyük topraklara sahiptir.
Hırka Köyü’ne Kasım Milleti’nden sonra ikinci olarak Kelibişler ve diğer insanlar gelmiş ve yerleşmiştir. Halen Köyde Köyde; Kasım Milleti-Ocak’lar, Kelibişler, Dağlılar-Başar’lar ve Ovalı’lar, Cıldımlar, İrahmeler, Ceylanlar, Sarıçobanlar, Elmaslar, Şişmanlar, Başparmaklar, Öksüzler, …. gibi soylardan insanlar yaşamaktadır.
Eskiden Köy çok daha ormanlıkmış. Hatta “Kabaağaç” denilen yer, Argaç’ün üst tarafları, oldukça iri ağaçlık bir bölgeymiş ve o bölgede kabak (yarısı kesik) bir ağaç varmış. Onun için o bölgeye “Kabaağaç” denilmiştir. Köyün ormanında, yaban hayvanlarından geyikler, ayılar yaşarmış.

Geyikler, Hükkaşe Sultan’dan gelip su içerlermiş. Hükkaşe Sultan’ın türbesinde bulunan geyik boynuzları o zamanlardan kalmadır.
Köyün ortasındaki Aşağı Pınar ve yukarı mahalledeki kuyusu köye ilk gelip yerleşen Cılbak Şah ve oğulları tarafından yapılmıştır. Aşağı Pınar ve kuyusunun, daha sonra muhtelif zamanlarda; Cafar dede, Kasım Ocak (Kasım dede), Celal Ocak, Arife Ocak ve diğer köy halkı tarafından tamir ve bakımı yapılmıştır. Köyün ilk pınarı ve suyunun özelliği, yazın soğuk kışın ılık olması bakımından önemi büyüktür.
Köyümüz kurulduğundan bu yana, ülkemiz ve Milli Mücadele uğruna bir çok şehitler vermiş ve gazilerinin yarasını sarmaya çalışmıştır. -40 derece soğukta 40.000 askerin donarak öldüğü Sarıkamış Harekatında Kasım dede, (büyük Kasım) gazi olmuş ve donmaktan kurtulan nadir insanlardan biridir. Köyümüz Kurtuluş Savaşında, Ulu Önder Mustafa Kemel Atatürk’e destek vermiş, cepheye gönüllü asker göndermiştir. Gönüllü askerlerden Osman Kılıç Kurtuluş Savaşında cephede sancak taşımıştır. Atatürk”ün Osman Kılıç‘a “düşman peşinden yetişmesin yürü” dediği ve Osman Kılıç’ın çevikliğinin Atatürk’e borçlu olduğu söylenmektedir.
Bir zamanlar İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere göç veren köyümüz, şimdi bu şehirlerden göç almaktadır.

 

 

Sizinde Aşşağıya Yorumunuzu Bırakın Köyünüzü Tanıtalım


ETİKETLER